Pandemi döneminde Kalp Krizi Başvuruları Yüzde 47 Azaldı!

Türk Tabipler Birliği Pandemi Bülteninde, ‘Pandemi döneminde COVID-19 Dışı Sağlık Hizmetlerine Erişim Sorunu’ detaylı olarak incelendi. Raporda pandemi döneminde hastaneye yapılan kalp krizi başvurularında 2019 yılına göre yüzde 47 azalma olduğu görüldü. Araştırma “Peki bu hastalara ne oldu” sorusunu akla getirdi.

Pandemi döneminde Kalp Krizi Başvuruları Yüzde 47 Azaldı!

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) her çarşamba düzenlediği Pandemi Bültenlerinin sekizincisi “Pandemi Dönemi COVID-19 Dışı Sağlık Hizmetlerine Erişim Sorunu” başlığıyla 7 Temmuz 2021 günü çevrimiçi olarak gerçekleşti. Bültenin sunumunu TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Çiğdem Arslan yaptı. Türkiye’de pandemi döneminde kronik hastalık takipleri, kanser taramaları, rehabilitasyon hizmetleri gibi birçok sağlık hizmeti sunumunun ertelendiğini söyleyerek söze başlayan Arslan, bu ölümlerin de tıpkı COVID-19’a bağlı ölümler gibi ertelenebilir ölümler kapsamında olduğunu belirtti. Arslan, bültene veriler ile devam etti:

  • Saha gözlemlerine göre kamu hastanelerine başvurular %30-40, özel hastanelere başvurular %10-20 azaldı. Kamu hastanelerine başvurulardaki düşüş SGK verilerine göre ise %56 oldu.
  • MHRS randevu sayıları 2019’a göre 30 milyondan fazla azaldı.
  • Tamamlayıcı sağlık sigortasında Haziran 2019’da 1 milyon 2 bin 187 olan sigortalı sayısı, Haziran 2020’de %49,8’lik artışla 1 milyon 501 bin 425 oldu.
  • Genel sağlık sigortası prim borcu bulunan 10 milyon 541 bin kişiden 5 milyona yakını prim borcunu dahi ödeyemedi.
  • Gelir eşitsizliği, son 11 yılın en yüksek seviyesine geldi. Geniş tanımlı işsizlik, salgın döneminde daha da artarak %27,4’ü buldu.
  • Yoksul mahallelerdeki fazladan ölümler, diğer mahallelere göre en az 2,5 kat daha fazla oldu.
  • Salgın sürecinde akut MI (kalp krizi) başvuruları 2019’a göre %47,1 azaldı.
  • Birinci basamakta kanser taramaları Sağlık Bakanlığı’na göre %70’ten fazla, TTB Aile Hekimliği Kolu Aralık 2020 Anketi’ne göre %90 azaldı.

Mevcut eşitsizliklerin derinleşmesi, sokağa çıkma yasağı ve yaşa dayalı ayrımcılık, devletin “sorumluluk vatandaşta” vurgusu, salgına dönük bir sağlık örgütlenmesinin olmaması, şehir hastanelerinin açılmasıyla il merkezlerindeki hastanelerin kapatılması gibi sebeplerle sağlık hizmetlerine erişim sorununun yaşandığını ifade eden Arslan, yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

  • Gerekli kaynaklar ayrılarak eşitsizliklerin giderileceği şekilde topluma ekonomik ve sosyal destek sağlanmalıdır.
  • Sağlık hizmetleri herkes için eşit, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir olmalıdır.
  • Salgının alevlenmesine neden olan yanlış salgın politikalarından vazgeçilmelidir.
  • Toplumdaki aşı tereddütleri giderilerek, hızlı bir şekilde toplum bağışıklığı sağlanmalıdır.
  • Salgının sahada baskılanabilmesi için etkin filyasyon yapılmalıdır.
  • Sağlık tesislerinin ortamları ve sağlık çalışanlarının çalışma düzenleri salgına uygun hale getirilmelidir.
  • Şehir Hastanelerinin açılması ile birlikte kapanan şehir merkezindeki hastaneler yeniden açılmalıdır.
  • Birinci basamak sorunları giderilerek, özellikle kanser taraması ile ilgili kampanyalar yapılmalıdır.
  • Sağlık hizmetlerine gereksinimin artmasıyla kamu istihdamı; birinci basamak sağlık hizmetleri alanı başta olmak üzere genişletilmeli; sağlık emek gücü artırılmalı, güvenlik soruşturmaları ve KHK nedeniyle işlerinden edilen sağlık çalışanları işlerine dönmelidir. (BSHA 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2021, 23:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER